mutlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mutlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ekim 2014 Pazartesi

Yasemin'den Kumaşlarım geldiiii! Yaşasın!

Çok uzun zaman oldu yazmayalı evet biliyorum. Bu süre o kadar yoğundu ki mutlu olmaya vakit ayıramadım:P kusura bakmayın.

Bodrum'da Kurban Bayramı ve öncesinde bir hafta iznimi birleştirerek aile tatili yaptım, o iyi geldi. İnsana ailesi iyi gelmez mi?:) iki ailem de orada olunca hekesi birarada görmek, deniz ve Bodrum havası elbette çok iyi geliyor.



Bu arada uzun zaman önce girdiğim bir blog çekilişi vardı ve oradan ilk kez birşey kazandığımı öğrendim. Neden mi bahsediyorum, evet Yaseminin Diktiklerinden:) Yasemin'i epeydir takip ediyorum, o kadar güzel şeyler dikiyor ki hem kendine hem de küçük kızına, izlerken keyif alıyor, özeniyor ve mutlu oluyorsunuz.

Rengarenk bir dünyası var Yasemin'in rengarenk kumaşların arasında. Kendi giyeceğini kendisi yaratıyor ve insanın ortaya somut birşeyler çıkarmasının hazzını yaşıyor. Ama güzel olan, bu mutluluğunu sadece kendisinin değil, aynı zamanda izleyicilerinin de paylaşmasını istemesi.

Bunu da kimi zaman ilk el bir ceketi, ya da elbiseyi, kendi diktiği veya aldığı, kimi zaman da kullandığı ama fazla gelen kumaşlarını izleyicilerine vererek yapıyor. Bu bir mutluluk oyunu aslında, iki tarafın da mutlu olup neşelendiği, heveslendiği. Yasemin yeni kişilerle tanışıp yeni izleyiciler elde ediyor, izleyici olan da yeni hevesler kazanıyor ve Yaseminin dünyasına konuk oluyor.

İşte Kumaşlarım- Teşekkürler Yasemin:


Neden mi bu kadar anlattım, çünkü onun gibi dikemesem de Yasemin'i izlemek hoşuma gidiyor ve sizlerle onun çekilişinde kazandığım kumaşları paylaşayım istedim. Bir sürü kumaş, kes dik biç, ne istersen yap. Yeni eğlence bana:)



Teşekkürler Yasemin.

Benim Çekilişlerim için:


Bu arada benim de iki blogumda çekilişlerim devam ediyor. Eğer siz de mutlu olmak ve benim farklı dünyalarıma konuk olmak isterseniz iki çekilişime buyrunuz efendim.

Biri kediseverler için Mantarın Maceralarında eğlenceli mama kabı ve anahtarlık

Bir diğeri de sadece evlilik aşamasındakile riçin değil herkesi ilgilendiren tektaş pırlantalı bir kolye ve Dora Alyanstan indirim çeki için Tanrım Evleniyorum'da.

Bu arada sağ taraftaki blog listemdekiler benim bloglarım. Eminim kendinize göre birşey bulursunuz:) Bekleriiiimmmm!

29 Nisan 2014 Salı

DİPSİZ VE DERİN KUYU: BİLİNÇALTI


Bilinçaltı adeta dipsiz bir kuyu... Gördüğünüz, duyduğunuz, bildiğiniz veya hissettiğiniz herşeyin içine umarsıca atıldığı, düşüncelerin, duyguların bir o yana bir bu yana savrulduğu derin bir kuyu.. En azından ben, hep öyle hayal etmişimdir. Bilinçaltınızda her sorunun cevabı vardır. Yeter ki siz emri verin! Emir verene kadar bir girdap içinde savrulan herşey bir anda görev sırasına giren askerler gibi hazır ol vaziyetine geçerler ve komut beklemeye başlarlar. Siz ise nasıl emir verir, nasıl isterseniz ona göre, ona uygun birşey çıkarırsınız dışarıya. Yani iyi düşünürseniz iyi şeyler, kötü düşünürseniz kötü şeyler çıkar gün yüzüne..

  1. Uykuya dalmadan önce bilinçaltına " Sabah altıda kalkacağım" emrini verirseniz sizi tam saatinde uyandıracaktır.
  2. Her gece yatarken kendi kendinize söylediğiniz olumlu ifadeler sağlığınızın ve yaşantınızın kusursuz olması yönünde olsun; bilinçaltınız bu ifadeyi buyruk olarak algılayıp buyruğunuzu yerine getirecektir.
  3. Bir kitap ya da harika bir tiyatro eseri yazmak, fevkalâde bir konuşma yapmak istiyorsanız, bu fikri sevgiyle hissederek bilinçaltınıza iletin; o da size istediğiniz karşılığı verecektir.
  4. Asla "bunu yapamam" ya da "şunun olması imkânsız" gibi sözler söylemeyin. Bilinçaltınız bunu yalın anlamlarıyla alacak ve bu düşüncelerden dolayı yapmak istediğiniz şey için yeteneğiniz olmadığını kabul edecektir.
  5. Size zarar verecek ya da canınızı yakacak şeyler düşünmeyin. Çünkü neye inanırsanız onunla karşılaşacaksınız.
  6. En doğru şekilde düşünüp hissetmeye başlarsanız huzurlu bir zihne sahip olmanız kaçınılmaz olur. Bilinçaltınız, zihninizden geçirip doğru olduğunu iddia ettiğiniz her şeyi kabul edecek ve size bunu yaşatacaktır.
  7. Bilinciniz kapıdaki bekçidir. En önemli işlevi bilinçaltını, yanlış izlenimlerden korumaktır. İyi şeylerin olabileceğini ve şu anda olmakta olduğunu düşünmeyi her zaman tercih edin.

6 Şubat 2014 Perşembe

Yağmurun Getirdiği Mutluluk // Happiness brought by rain!




ilk kez yağmuru görüp koşa koşa evinden çıkan ve sırılsıklam olsa da içeri girmek istemeyen, yağmuru ellerini göğe açarak sevgiyle ve mutlulukla karşılayan bu küçük kızı birkaç gündür hemen her yerde görüyoruz. Ama belki görmeyenleriniz vardır diye, belki mutluluğun aslında bu kadar da basit olduğunu unutanlarımız vardır diye, doğanın bize sunduğu şansı kaçırıp, yağmur altında dans etmeyi çoktan unutmuş ve küçücük bir çiselemede bile şemsiyemizi açmayı adet haline getrimişizdir diye, paylaşmak istedim ben de.. 

Bu küçük kız mutluluğu anlatıyor bakışlarıyla ve yağmura verdiği tepkiyle aslında. Hayattan her ne olursa olsun tat alabilmeyi. Aslında küçük mutluluklar her yerde.. Sadece bakmayı bilmek gerek. Her ne kadar çevremizde olup biten kötü olaylardan etkileniyor olsak da, insanlığımızı ve yaşadığımız anın tadını çıkarmayı da unutmamalı ve kendimize az da olsa zaman ayırmalıyız. Hayat he ne olursa olsun yaşamaya değer.

4 Şubat 2014 Salı

Günün Mutluluğu:) Gözünden Uyku Akıyor!

Herkeste bir tebessüm bırakacağına eminim..
biraz neşelenmeniz için, bu mutlu bebişi görün derim..
bağımlılık yaratıyor:)


8 Ekim 2013 Salı

18- ODANI TOPLA! DÜZENLİ OL! Mutlu ol!


Gretchen Rubin'in "Mutluluk Projesi"ni ilk okuduğumda yazlıkta deniz kenarındaydım. Kumsala uzanmış, dertten tasadan uzak güneşin ve yazın tadını çıkarıyordum. Araştırma kitapları, akademik yayınlar okumaktan bıktığım bir dönemdi ve kafamı rahatlatmak için özellikle kapak sayfasından etkilenip alıvermiştim bu kitabı.

Sayfaları çevirdikçe, "mutlu olmak için bahsettiği konular da ne böyle, çok basit" demiştim." İnsan bu ufak tefek şeyleri zaten hep yapmıyor mu? Bundan bir kitap yazmak biraz tuhaf değil mi?" diye düşünmekten kendimi alamamıştım. Neden sonra farkettim ki kitabı elimden bırakamıyorum. Sadece plajda uzanırken değil, sabahları erkenden kalkıp hatta gece yatarken de okumaya devam ediyorum.


Küçük pratiklerdir aslında yaşamımızda mutluluğu yakalamamızı sağlayan. Hepsi birbirini tetikler ve o "content", huzurlu ruh hali gelip yerleşir üzerimize.

Bu yazıda değinilecek olan Gretchen'ın söylediği emirlerden "düzenli ol" kavramıdır mesela. Düzenli olmanın aslında hayatımızı da bir şekilde düzene soktuğu gerçeği yadsınamaz. Üzerine düşünüldükçe de mantıklı gelir. Pratikte bir düzen hastaları vardır bir de tembeller elbette. İş güç, çoluk çocuk, evcil hayvan gibi bağlılıklarımız da bizi çevremizi veya evimizi her daim düzenli tutmaktan alıkoyabilir kimi zaman. Ve elbette çok doğaldır bu.


Ben mesela çalışırken, okurken, ya da planlarım konusunda çok düzenli ve detaycı olsam da, bazen biraz da burcumun gereği bazı ev işlerini beklemede bırakabilirim rahatlıkla. Benim için o işlerden ziyade daha önemli şeyler vardır, düşünmek, yazmak, çizmek kimi zaman hayal kurmak:) bazen kıyafetler çıkarıldığı gibi kalır veya kurumuş çamaşırların bir süre daha askıda durmasının sakıncası yok gibi gelir. Günlerdir değiştireceğim çantamı bir türlü boşaltamam ve milyon tane farklı çantamdan diğerine geçemem vs.

Bazen zordur bu pratik şeyleri yapmak nedense. Ruh yorgunluğu, kafa yorgunluğu, bıkkınlık ya da fazla aktiflik gibi şeyler girebilir aranıza düzenle. Ve bu çok normaldir.

Önemli olan bu "evini, odanı düzenli tut" fikrini benimseyebilmek ve mümkün olduğunca hayata geçirebilmektirç Aklınıza her geldiğin de yastıkları düzeltip, evi süpürmek veya dolapları parça parça da olsa toplamak gibi ufak tefek şeyler yaparak başlayabilirsiniz. Mesela çok uzun zamandır kullanmadığınız ve işe yaramayan ıvır zıvırları atıp fazlalıklardan kurtulup daha açık mekanlar elde ettiğinizde ve herşeyi yerli yerinde tuttuğunuzda aradaki farkı göreceksiniz. Yani nasıl daha huzurlu hissettiğinizi.

Ben işe yazlık tişörtlerimin durduğu çekmeceyi yeniden düzenleyerek ve kıyafetlerimi renklere göre kategorize ederek başladım işe. Hepsi aynı anda olmaz tabi ama bu bile çok iyi hissettirdi. Her sabah kıyafetlerimle kavga yaşamadan güzelceee alıp aralardan, diğerlerinin de katlarını bozmadan çekmeceyi kapatmayı başarabiliyorum artık:) ve inanın çekmeceyi her açtığımda daha mutlu oluyorum. Ve aslında ne kadar çok tişörtüm olduğunu ve sevdiğim birkaç parça eşyanın gerilerde kaldığı için hakkını veremediğimi görmüş ve kendilerini değerlendirmeye almış bulunuyorum.

Siz nereden başlamak istersiniz?:)

14 Kasım 2012 Çarşamba

AĞIR ÖLÜM


Ağır ağır ölür alışkanlığının kölesi olanlar, her gün aynı yoldan yürüyenler, yürüyüş biçimini hiç değiştirmeyenler, giysilerinin rengini değiştirmeye yeltenmeyenler, tanımadıklarıyla konuşmayanlar.

Ağır ağır ölür tutkudan ve duygulanımdan kaçanlar, beyaz üzerinde siyahı tercih edenler, gözleri ışıldatan ve esnemeyi gülümseyişe çeviren ve yanlışlıklarla duygulanımların karşısında onarılmış yüreği küt küt attıran bir demet duygu yerine “i” harflerinin üzerine nokta koymayı yeğleyenler.

Ağır ağır ölür işlerinde ve sevdalarında mutsuz olup da bu durumu tersine çevirmeyenler, bir düşü gerçekleştirmek adına kesinlik yerine belirsizliğe kalkışmayanlar, hayatlarında bir kez bile mantıklı bir öğüde aldırış etmeyenler.

Ağır ağır ölür yolculuğa çıkmayanlar, okumayanlar, müzik dinlemeyenler, gönlünde incelik barındırmayanlar.

Ağır ağır ölür özsaygılarını ağır ağır yok edenler, kendilerine yardım edilmesine izin vermeyenler, ne kadar şanssız oldukları ve sürekli yağan yağmur hakkında bütün hayatlarınca yakınanlar, daha bir işe koyulmadan o işten el çekenler, bilmedikleri şeyler hakkında soru sormayanlar, bildikleri şeyler hakkındaki soruları yanıtlamayanlar.

Deneyelim ve kaçınalım küçük dozdaki ölümlerden, anımsayalım her zaman: yaşıyor olmak yalnızca nefes alıp vermekten çok daha büyük bir çabayı gerektirir.

Yalnızca ateşli bir sabır ulaştırır bizi muhteşem bir mutluluğun kapısına.

Pablo Neruda


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...