kedi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kedi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Temmuz 2014 Perşembe

Salyangozun Yeri'ni Keşfedin!


Herkese merhaba...Sizlere güzel bir haberim var. Çaydanlık Fokurdarken, Tanrım Evleniyorum, Mantarın Maceraları ve We're So Retro bloglarım için bir dükkan yarattım ve sizi çok eğlenceli bir yolculuğa çıkarmak için eğlenceli bir web sitesi tasarladım. İsmini de Salyangoz Hikayemizden yola çıkarak "Salyangozun Yeri" koydum. 



İlk olarak 2008 'de yazmaya başladığım blog yazılarım zamanla farklı konseptlere kaymaya ve çeşitli ilgi alanlarına yönelmeye başladı. Aynı anda birçok şeyle ilgilenen ben, herşey birbirine girmesin, okuyucularım rahat etsin ve herkes kendi ilgisini çeken unsurları kolayca takip etsin diye, izleyici sayımı bölmek pahasına da olsa çeşitli bloglar açarak farklı konseptleri birbirine karıştırmamaya çalıştım. Bloglarımda zaman zaman konularla ilgili kendi beğendiğim konsept ürünleri de paylaşmaya başladım.  
  

Özel zevklere yönelik sıradışı fikirler ve objeler sizlerin de vazgeçilmezi oldu ve "ben bunu nereden bulurum? ama ben yurtdışından alışveriş yapamam ki" gibi sorularla bana geldiniz. Bazen sizler için o ürünlerden kendi imkanlarımla temin de ettim. 

Sonunda tüm bloglarımda ilgi gören ve talep edilen ürünlerden yola çıkarak Salyongozun Yerini açmaya karar verdim.

Çok keyif aldığım bloglarımla beraber artık sizler için bu dükkandayım:) Artık sadece fikir vermiyor aynı zamanda talepleriniz üzerine çok eğlenceli, çok farklı, birbirinden güzel ürünleri sizler için getiriyorum. Haydi çok çılgın alışverişler:)

SALYANGOZUN YERİ için TIK TIK! 



Bu da facebook sayfası https://www.facebook.com/salyangozunyeri

3 Ekim 2013 Perşembe

Hong Kong'dan Çoraplarım geldiii... Oleyy!


Beni bilen bilir.. Hem çok feci kedi manyağıyımdır hem de çorap.. Ne alakası var demeyin:) çeşit çeşit çorabım olsun isterim, muz çoraplara bayılırım oldum olası. Arayan bulur arkadaşlar:) Hem kediyi hem çorabı birleştirmek istedim, işte sonuç:)

Aşağıdaki çoraplarım Hong Kong'dan.. Ben çok beğenerek aldım sizlerle de paylaşmak istedim:)


bu çorap buradaki ürünlerin arasında en orjinali bence. Zaten nadir bulunması nedeniyle fiyatı da diğerlerine oranla bir tık daha pahalı. Ama şahane değil mi? 
Bir kere iki bacağınızın da üzerine uzanmış iki adet birbirine bakan sevimli kedi var... Şu yatışlara bir bakın:)


Hello Kitty'yi ne kadar sevdiğimi burada tartışmama gerek yok. Her daim ilgimi çeker Hello Kittyli bir ürün. Ama bu çorabın sevimliliğine diyecek birşey bulamıyorum. Bayıldııımm! Hello Kitty ürünü olması açısından içlerinde en tuzlusu bu:) ama değer.


bir de şu tavşan kılıklıya dayanamadım:) kedilerin arasına bir de bunny karıştırdım:) bu kulak ve kuyruk olayını iyi bulmuşlar, çok şık ve seksi duruyor aynı zamanda..


bu da minik kalbi ve çarpı burnuyla çok şeker değil mi? 

hepsini sırayla giyicem:) beğendiniz mi?





20 Şubat 2013 Çarşamba

15- Ek biç, ye iç! Mutlu Ol!


İnsanın kendi yetiştiridiğini yemesi gibisi yokmuş.. Bunlar Manisa'dan gelen pembe domates çekirdeklerinden yetişen pembe domateslerimizden ikisi... 
Arkadaki de müthiş orkidemizin Miyu tarafından ısırılıp koparılan çiçekli mi çiçekli dalı malesef:(

Domateslerin en güzellerini yazın yedik zaten..Bu kış şartlarında çıkan son iki bunlar:) sonra da söktük mecburen ama yine ekicez nasılsa..Şu anda taze soğanlarımızı yemekle mesguluz..Bir adet de patlıcanımız çıktı, duyurulur:) Ha, unutmadan söyliyeyim: çileğimiz de çiçek açtı!!!!!

Miyu'nun pati izleri eşliğinde taze soğanlarımızdan bir görünüm:)

Organik kış bahçemizin içinden bir görünüm..

9 Mart 2012 Cuma

Hakkımda

Evet uslanmaz bir bloggerım ben...İtiraf ediyorum.. Evet ve de çok detaycı biriyim.. Düzeni seviyorum çalışırken. O yüzden bloglarımı da spesifik konular üzerinde birbirinin alanına çok taşmadan kendi çerçevelerinde yazmayı seviyorum. Bu iki durum birleşince de ortaya 6 adet blog çıkıyor. Bu konuların hepsinde yazmak ancak hepsini birbirine karıştırmamak istiyorum:)

Psikopat mısın? Biz birine yazamıyoruz hepsine nasıl yetişeceksin diyebilirsiniz elbette. Ama acelem yok..Konular aklıma geldikçe hangisine yazmak istersem ona yazıyorum. Tabi izleyici sayım bir blogda herşeyi anlatan yazarlarınki gibi olamıyor. Ama olsun.. Bu konularla gerçekten ilgilenen 9-10 izleyicim de beni mutlu ediyor. Önemli olan paylaşabilmek.

Yazmak benim hobim, mesleğim, en büyük zevkim oldu her zaman. Yazmak benim için hayatımın anlamı.Yazarak daha çok kişiye ulaşabilirsin her zaman. Yazarak daha rahat anlatır, anlaşılır veya dokunursun yüreklere. Yazarak daha çok duyurursun sesini..

Kendime ait bir kitabım, çeşitli kitaplarda yayınlanmış öykü ve şiirlerim var. Sayısını bilmediğim makalelerim var yayınlanan. Dergi editörlüğümden kalma bir durum bu:) onun haricinde bir de bloglarım olsun ne olur yani:)

Sevgiyle,

14 Eylül 2011 Çarşamba

13- KÜÇÜK İYİLİKLER YAP! Mutlu Ol!

http://www.estatevaults.com/bol/archives/2006/07/12/happiness_roundup.html

Evet, mutluluğun sırlarından biri de hergün iyi birşey yapmaktır. Mutluluğu ne birine, ne bir beklentiye ne de maddiyata bağlamak doğrudur. Herşeyi olduğu gibi kabul edip, akıp geçen zamanda küçük küçük mutluluklarla mutluluk gölüne yol açabilmektir önemli olan.

işte basit ama çok değerli birkaç öneri:
  • Pazar çantalarını zorlukla taşıyan üst kat komşunuz Ayşe Teyzeye yardım edin... Çantaları evine kadar çıkarın mesela..
  • Cam pervazlarına bayat ekmek kırıntılarını koyun. Elbette birkaç kuş gelip onları silip süpürecektir. Özellikle soğuyan havalarda yiyecek bulmakta zorlanan serçeler için evde kalan bayat ekmeklerinizi bile ufalayıp işe giderken yola serpseniz, çimenliklere atsanız bir sürü serçeciği mutlu edersiniz.
  • Sokaktaki aç kedilere kuru mama alıp verin haftada birkaç kez. Yok alamam derseniz, evdeki artık yemekleri çöpe dökmeden önce biraz daha düşünüp aşağı kadar indiriverin ve aç kedi köpekleri doyurun. Onların size olan sevgi gösterisi sizi herşeyden çok mutlu kılacaktır.
http://www.mucadele.com.tr/haber/aydin/ali-amcanin-kedi-sevgisi-avrupa-sevdasindan-agir-basti/23938
  • Annenize, babanıza hatta büyükanne ve büyükbabanıza çiçek alıp götürün.
  • İhtiyacı olan bir ilkokul çocuğuna ders çalıştırın..
  • Giymediğiniz kıyafet veya ayakkabılarınızı sokağa koyun veya gerçekten ihtiyacı olduğunu bildiğiniz birilerine verin. O kadar çok ayakkabısız okula gitmeye çalışan çocuk var ki onlara gönderin.
  • Okuduğunuz kitapları Doğu'daki köy okullarının kütüphanelerine gönderin. 
  • Arada bir çocuk esirgeme kurumundaki çocukları ziyarete gidin. Onlara kalem, defter, oyuncak veya bazen kurabiye pasta götürün. Eğer imkanınız varsa koruyucu aile olun, haftanın bir günü onları dışarı çıkarıp gönüllerince eğlenmelerini sağlayın. 
  • Kimsesi olmayan yaşlı komşularınızla veya bakım evlerindeki yaşlıları ziyaret edin, onlarla konuşup onları dinleyin. 
bu liste sürekli uzatılabilir. Aklıma geldikçe de ekleyeceğim. Bu tip iyilikler sizin çok az zamanınızı alacak, sizin için bir yük de olmayacak, sizin için küçük ama hayatlarında fark yaratılanlar için büyük birer iyilik olarak yerlerini alacaklardır. 

böylelikle hem onlar hem de siz kendinizi çok daha fazla iyi hissedeceksiniz.

neden olmasın?

8 Ekim 2010 Cuma

4-Bir Hayvan Besle! Mutlu Ol!

Mantar 20 günlük

Perdelerinizin, koltuklarınızın veya halılarınızın iplik iplik olduğu, sökülmeye yüz tuttuğu bir durum yaşatır evde beslenen kedi. eve yeni bir koltuk almak istersiniz, alamazsınız nasılsa aynısı ona da yapılacaktır 10 gun içerisinde eski koltuğunuza eşdeğer bir koltukla karşılaşacaksınızdır. alırsınız bu kez üstünü örtüyle örtme gereği duyarsınız, yenidir ya kıyamazsınız. örtü bir ay kadar ancak dayanır. kedinizin bu tip konulara karşı niye bu kadar duyarlı olduğunu anlayamazsınız. tonlarca para verip tırmalama tahtaları, oyuncakları alırsınız yüzüne pek bakmaz, gidip koltukla savaşmalıdır o...


Şuh Mantar


ama kendini halının püskülüne kaptırdığında veya koltuğa tırnağı takıldığında deliler gibi zıplayıp atlamasını, evin içinde bir oraya bir buraya uçmaya başlamasını veya yere düşen bir kağıt parçasıyla (sinek, böcek olayına hiç girmiyorum) saatlerce keyiften dört köşe oynamasını izlemek sizi ne kadar üzgün de sıkkın da olsanız gülümsetmeye yeter. bazen kahkahalarla gülersiniz muzurluklarına... sonra yorulur, gelir üzerinize yayılır. yüzünüze bakmaya elinizi saçınızı yalamaya başlar. o an kutsal bir andır işte. sarılıp onu içinize sokmak istersiniz bazen..küçücük burnunu öpersiniz...bambaşka bir duygudur kedi sahibi olmak.. bambaşka..

Sofistike Mantar Kitaplığın çevresinde pozlarda:)


Kızım artık 3 bucuk yaşında...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...